İş Kazası Avukatı | İşçi Hakları ve Tazminat Süreci 2026
İş kazası avukatı; kaza sonrası SGK işlemleri, maluliyet raporu süreci, işverenin sorumluluğunun tespiti, kusur oranı belirleme, aktüer hesap ve tazminat davasının açılmasından tahsiline kadar süreci yöneten uzmanlık alanıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi yerleşik içtihadına göre kaza tespit tutanağı, sağlık raporları, SGK gelir bağlama ve tazminat kalemlerinin doğru hesaplanması zorunludur. SGK ödemesi gerçek zararın çok altında kaldığından aradaki fark işverenden talep edilir; bu hesap aktüer formüllere dayanır.
Yayın: Mart 2026 — Son güncelleme: Mayıs 2026 — Yazar: Av. Şerife Ağaçdelen Zorlu
İş Kazası Avukatı — Av. Şerife Ağaçdelen Zorlu
Av. Şerife Ağaçdelen Zorlu, Seçkin Avukatlık Bürosu bünyesinde iş kazası, meslek hastalığı, SGK uyuşmazlıkları ve tazminat hukuku alanlarında çalışmaktadır. Antalya Barosu kayıtlı olarak Türkiye genelinde iş kazası tazminat davalarında işçi ve hak sahiplerini temsil etmektedir. İnşaat, turizm, imalat, lojistik, tarım ve sağlık sektörlerinden gelen dosyalar takip edilmektedir.
| Bilgi | Detay |
|---|---|
| Avukat | Av. Şerife Ağaçdelen Zorlu |
| Baro / Sicil | Antalya Barosu — Sicil 3662 |
| Telefon | +90 539 375 05 85 |
| E-posta | info@seckinavukatlik.com |
| Adres | Meltem Mah. Meltem Blv. Antalya Spor Sit. B-2 Blok K7 D13 Muratpaşa / Antalya |
| Uzmanlık Alanları | İş Kazası, Meslek Hastalığı, SGK Uyuşmazlıkları, Sigorta Hukuku, Destekten Yoksun Kalma Tazminatı |
| Hizmet Bölgesi | Türkiye geneli |
İş Kazası Avukatı Video Anlatımı
İş kazası avukatı, iş kazası tazminat davası, SGK bildirimi, maluliyet raporu, kusur tespiti, sürekli iş göremezlik tazminatı ve işveren sorumluluğu hakkında hazırlanan video anlatımı aşağıdan izleyebilirsiniz.
İş Kazası Avukatının Görevleri
İş kazası avukatı, kazadan sonra sürece dahil olarak işçinin ve hak sahiplerinin haklarının korunmasını sağlar. Başlıca görevler şunlardır:
- Kaza tespit tutanağının düzenlenmesi sırasında işveren lehine eklenen ifadelere itiraz, SGK bildirim takibi, geçici iş göremezlik ödeneği başvurusu, Sağlık Kurulu Raporu sürecinin yönetilmesi ve gerektiğinde rapora itiraz
- İşveren kusurunun tespiti için işveren iş güvenliği yükümlülükleri kapsamında risk değerlendirme raporu, iş güvenliği uzmanı görevlendirme belgesi, eğitim kayıtları ve kişisel koruyucu donanım teslim tutanaklarının toplanması
- SGK gelir bağlama peşin sermaye değeri ile gerçek zarar arasındaki farkın aktüer hesabı, tedavi süresince geçici iş göremezlik kalemi ve manevi tazminat talebinin dosyaya işlenmesi
Dava aşamasında iş kazası avukatı dilekçeyi hazırlar, kusur tespiti için bilirkişi heyetinden teknik rapor alınmasını talep eder, rapora karşı 2 haftalık yasal sürede itiraz dilekçesi sunar ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumu’na veya üst bilirkişi heyetine başvurur. SGK’nın kusurlu işverene rücu süreci ile işçinin tazminat davası paralel yürütülür. Karar aşamasından sonra istinaf ve gerektiğinde Yargıtay başvurusu, kararın kesinleşmesi sonrası ilamlı icra takibi ve haciz işlemleri yine avukat tarafından yönetilir.

İş Kazası Avukatı Hangi Davalara Bakar
İş Kazası Avukatı Hangi Davalara Bakar?
İş kazası avukatı yalnızca tazminat davası ile sınırlı çalışmaz; iş kazası ve meslek hastalığından doğan birden fazla dava ve idari süreci birlikte yürütür. İşçi lehine açılan davalar farklı yargı kollarına ait olsa da aynı kazadan doğdukları için birleşik dosya yönetimi gerekir. Aşağıda iş kazası ve meslek hastalığı sürecinde en sık karşılaşılan dava türleri yer almaktadır.
- Maddi ve manevi tazminat davası: İşverenin işçiyi gözetme borcu ihlali gerekçesiyle açılır. Tedavi giderleri, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat tek dosyada talep edilir.
- İş kazasının tespiti davası: İşveren olayı SGK’ya bildirmediğinde veya SGK eylemi iş kazası saymadığında iş mahkemesinden tespit talep edilir. Tazminat davası ancak bu tespit kararı kesinleştikten sonra netice doğurur.
- Meslek hastalığı tespiti ve tazminat davası: Uzun süreli mesleki maruziyet sonucu oluşan hastalıkların meslek hastalığı olarak tescili, SGK Yüksek Sağlık Kurulu rapor süreci ve tazminata bağlanması işlemlerini kapsar.
- Maluliyet oranına itiraz: SGK Sağlık Kurulu’nun belirlediği sürekli iş göremezlik oranı düşük çıktığında Yüksek Sağlık Kurulu’na ve mahkemece bilirkişi raporuyla yeniden değerlendirme talep edilir.
- Destekten yoksun kalma tazminatı davası: Ölüm halinde eş, çocuk, anne-baba ve fiilen destek alan kişilerin ekonomik kaybının tazmini için açılır.
- SGK rücu davası takibi: SGK’nın işçiye ödediği gelir ve yardımları işverenden rücu yoluyla geri alma sürecinde işçinin tazminat hakları paralel olarak korunur.
- Hizmet tespiti davası: Sigortasız (kayıt dışı) çalıştırılan işçinin sigortalılık süresinin 5510 sayılı Kanun kapsamında tescili için açılır; iş kazası tazminat davası ile birleşik yürütülür.
- İşe iade ve iş güvencesi davası: İş kazası sonrası haksız feshe uğrayan işçinin İş Kanunu kapsamında işe iadesi veya boşta geçen süre tazminatı için iş mahkemesinde dava açılır.
- Ceza davası katılımı: İşverenin ihmali sonucu yaralanma veya ölüm meydana geldiğinde taksirle yaralama veya taksirle öldürme kapsamında savcılık soruşturmasına müdahil sıfatıyla katılım sağlanır.
- İdari para cezası itirazı: SGK ve İSG denetim raporlarına işveren tarafından yapılan itirazlarda işçi haklarının korunması için müdahil olunur.

İş Kazası Avukatı Nasıl Seçilir?
İş Kazası Avukatı Nasıl Seçilir?
İş kazası davaları iş hukuku, sosyal güvenlik hukuku, tazminat hukuku ve aktüer hesap bilgisi gerektiren teknik bir uzmanlık alanıdır. Doğru avukat seçimi davanın seyrini, bilirkişi raporuna itirazların başarısını ve sonuçta hükmedilen tazminatın bilirkişi tarafından doğru hesaplanmasını doğrudan etkiler. Genel uygulamaya yönelmiş avukatlar yerine iş kazası, meslek hastalığı, SGK uyuşmazlıkları ve sosyal güvenlik hukuku alanlarında aktif dava yürüten bürolarla çalışılması mağdurun lehinedir. Avukatın daha önce takip ettiği davaların sayısı, alınan istinaf ve Yargıtay kararları, müvekkil referansları ve hangi sektör vakalarında deneyimi olduğu seçim sırasında değerlendirilebilecek ölçütlerdir.
Süreç şeffaflığı da seçim sürecinde göz önünde bulundurulması gereken ölçütlerden biridir. Avukatın duruşma öncesi ve sonrası bilgilendirme yapması, bilirkişi raporu sürecinde müvekkili teknik olarak bilgilendirmesi, ücret yapısını (sabit ücret, başarı primi veya tarife) sözleşme öncesi açıklaması ve dava süresince düzenli geri dönüş sağlaması mesleki standarttır. Mevzuat gereği avukat tazminat tutarı veya dava sonucu konusunda kesin vaat veremez; ancak emsal Yargıtay kararları ve aktüer hesap aralıkları üzerinden öngörü paylaşabilir. Birden fazla avukatla görüşülmesi, dosyanın ön incelemeye verilmesi ve yazılı vekalet sözleşmesi imzalanması yasal bir gerekliliktir.

İş Kazası Avukat Ücreti
İş Kazası Avukatı Ücreti 2026
İş kazası avukatı ücreti, Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği‘nin her yıl yayımladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) esas alınarak belirlenir. AAÜT 2026, 4 Kasım 2025 tarih ve 33067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. İş kazası tazminat davaları parasal değer içerdiğinden nispi tarife uygulanır; hesaplanan tutar İş Mahkemesi maktu ücretinden düşük olamaz. Vekalet sözleşmesinde başarı ücreti kararlaştırılabilir; ancak bu oran tazminatın %25’ini geçemez ve sözleşmede yazılı olması zorunludur.
AAÜT 2026 — Nispi Tarife Dilimleri (İş Mahkemesi Tazminat Davaları):
| Dava Değeri Dilimi | Oran |
|---|---|
| İlk 600.000 TL için | %16 |
| Sonra gelen 600.000 TL için | %15 |
| Sonra gelen 1.200.000 TL için | %14 |
| Sonra gelen 1.200.000 TL için | %13 |
| Sonra gelen 1.800.000 TL için | %11 |
| Sonra gelen 2.400.000 TL için | %8 |
| Sonra gelen 3.000.000 TL için | %5 |
| Sonra gelen 3.600.000 TL için | %3 |
| Sonra gelen 4.200.000 TL için | %2 |
| 18.600.000 TL’dan yukarısı için | %1 |
AAÜT 2026 — Maktu Ücretler ve Danışma Tarifesi:
| Hizmet Türü | Ücret |
|---|---|
| İş Mahkemesi maktu vekalet ücreti | 45.000 TL |
| BAM / İstinaf — tek duruşmalı işler | 22.000 TL |
| BAM / İstinaf — birden fazla duruşma veya keşif | 42.000 TL |
| Yargıtay temyiz duruşma | 40.000 TL |
| İcra Dairelerinde takip | 9.000 TL |
| Büroda sözlü danışma (ilk saat) | 4.000 TL |
| Yazılı danışma / hukuki görüş (ilk saat) | 7.000 TL |
| Dilekçe, ihtarname, ihbarname | 6.000 TL |
Hesaplama örneği: Aktüer rapora göre 2.000.000 TL maddi tazminat talep edilen bir iş kazası davasında nispi vekalet ücreti: İlk 600.000 TL için %16 = 96.000 TL; sonraki 600.000 TL için %15 = 90.000 TL; sonraki 800.000 TL için %14 = 112.000 TL. Toplam: 298.000 TL. Hesaplanan tutar İş Mahkemesi maktu ücretinden (45.000 TL) yüksek olduğundan nispi tutar esas alınır. Manevi tazminat ayrı bir dava kalemi olarak eklenir.
Ek masraflar (müvekkil tarafından karşılanır, dava kazanılırsa karşı tarafa yükletilir):
- Dava harcı: Talep edilen tazminatın binde 68,31’i oranında nispi harç.
- Gider avansı: Mahkemece belirlenir; ortalama 3.000–8.000 TL.
- Bilirkişi ücreti: İş güvenliği uzmanı, aktüer ve doktor bilirkişi; toplam 10.000–40.000 TL.
- Tebligat ve müzekkere masrafları: 500–2.000 TL.
- Noter vekaletnamesi: 1.500–2.000 TL.
Sesli Dinle: İş Kazası Avukatı
İş kazası avukatı, iş kazası tazminat davası, SGK iş kazası bildirimi, maluliyet raporu, kusur tespiti, sürekli iş göremezlik tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve işçi hakları hakkında hazırlanan podcast bölümünü aşağıdan dinleyebilirsiniz.
İş Kazası Sürecinde Çalışma Sistemi
Seçkin Avukatlık Bürosu iş kazası avukatı hizmeti kapsamında dosyalarda ilk başvurudan tazminatın tahsiline kadar yedi aşamalı bütünleşik bir süreç uygulanır.
- Ön dosya incelemesi: Kaza tespit tutanağı, hastane raporları, sigorta poliçesi ve işçi sözleşmesinin değerlendirildiği bölümdür.
- Delil toplama: Olay yeri fotoğrafları, tanık beyanları, güvenlik kamerası kayıtları ve işyeri risk değerlendirme raporunun temini bu aşamada yapılır.
- SGK işlemleri: İş kazası bildirim takibi, geçici iş göremezlik ödeneği başvurusu ve Sağlık Kurulu Raporu süreci yönetilir.
- Tazminat hesabı: SGK gelir bağlama peşin sermaye değeri, TRH 2010 Yaşam Tablosu bakiye ömrü, progresif rant kullanılarak aktüer hesap yapılır.
- Dava açma: HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası iş mahkemesinde başlatılır, dilekçede her kalem ayrı ayrı talep edilir ve ıslah hakkı saklı tutulur.
- Duruşma ve bilirkişi süreci: Kusur tespiti raporu, aktüer rapor ve maluliyet raporu mahkemeye sunulur, taraf itirazlarında 2 haftalık yasal süreye uyulur.
- Tahsilat: Kararın kesinleşmesinin ardından ilamlı icra takibi başlatılır, gerekirse banka, motorlu taşıt ve taşınmaz haczi uygulanır.
İş Kazası Sonrası İlk 24 Saat
Kaza sonrası ilk saatler tüm hukuki sürecin temelini oluşturur; bu zaman diliminde alınan adımlar dava boyunca delil zincirinin kuvvetini belirler.
- Sağlık kuruluşuna başvuru ve adli rapor: İlk yapılması gereken işçinin tam teşekküllü sağlık kuruluşuna sevki ve adli tabipten kati raporun alınmasıdır; rapor yaralanmanın “basit tıbbi müdahale ile giderilemez” veya “kemik kırığı / hayati tehlike” nitelikte olduğunu somutlaştırır.
- Olay yeri ve kamera kaydı: Olay yerinde geniş açı ve detay fotoğraflar çekilmeli, güvenlik kamerası kayıtlarının silinmemesi için işyerine yazılı talep iletilmelidir.
- Tanık bilgilerinin alınması: Tanık olarak çalışma arkadaşlarının ad-soyad, T.C. kimlik ve telefon bilgileri not edilir; bu beyanlar sonraki aşamada tanık dinleme oturumunda kullanılır.
- Kaza tespit tutanağı kontrolü: İşverenin gerçek dışı beyan ekletmesi (örnek “işçi kuralları ihlal etti” gibi suç atfı) sonradan kusur dağılımını etkiler; işçi ve yakınlarının tutanağı imzalamadan önce dikkatle okuması, anlaşamadığı kayıtları yazılı olarak şerhe geçirmesi önemlidir.
- SGK bildirimi takibi: İşverenin SGK’ya 3 iş günü içinde elektronik bildirim yapma zorunluluğu bulunur; aksi takdirde idari para cezası gündeme gelir ancak işçinin hakları kaybolmaz. İşveren bildirim yapmazsa işçi veya yakınları doğrudan SGK İl Müdürlüğü’ne veya e-Devlet üzerinden bildirim yapabilir.
- Avukatla görüşme ve tutanak düzeltmesi: Kaza tutanağında hatalı kayıt varsa avukat aracılığıyla emniyet veya SGK kanalı üzerinden düzeltme talep edilir.
İş Kazası Türleri ve Sektör Bazlı Dağılımı
Yargıtay dosyalarına ve kamuya açık SGK raporlarına yansıyan verilere göre iş kazalarının yaklaşık %45’i işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamasından, %30’u işçinin dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlalinden, %25’i ise teknik arıza ve ekipman bozulmasından kaynaklanmaktadır. Sektör dağılımında inşaat %28 oranıyla başı çekmekte; imalat %24, turizm %12, lojistik %10, sağlık %8 ve tarım %7 oranıyla devam etmektedir. İnşaat sektöründe yüksekten düşme en yaygın ölüm sebebidir; imalat sektöründe ise makine bakım eksikliği ve koruyucu donanım yetersizliği kazaların ana nedenidir. Turizm sektöründe yaz aylarında sezonluk işçi kazaları yoğunlaşmaktadır. Aşağıdaki tablo sektör bazlı kaza türleri ve işveren kusur oranı bantlarını özetlemektedir.
| Sektör | Yaygın Kaza Türü | Tipik İşveren Kusur Oranı |
|---|---|---|
| İnşaat | Yüksekten düşme, iskele çökmesi, göçük, malzeme düşmesi | %90-100 |
| İmalat | Makine kazası, sıkışma, ezilme, koruyucu eksikliği | %70-90 |
| Turizm / Otelcilik | Mutfak yanığı, ıslak zeminde kayma, kesici alet yaralanması | %60-80 |
| Lojistik / Taşımacılık | Trafik kazası, yük düşmesi, depo kazası | %50-70 |
| Sağlık | İğne batması, biyolojik maruziyet, şiddet | %60-80 |
| Tarım | Traktör devrilmesi, zirai ilaç zehirlenmesi, hayvan kaynaklı yaralanma | %60-80 |
| Madencilik / Kimya | Patlama, grizu, kimyasal maruziyet | %80-100 (objektif sorumluluk) |
Kusur oranları somut olayda alınacak iş güvenliği uzmanı bilirkişi raporuyla belirlenir; tablo Yargıtay yerleşik içtihadına dayalı tipik aralıkları gösterir.
İşveren Kusuru ve Sorumluluk Türleri
İSG Kanunu’na göre işveren, çalışanlarının sağlığını ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup risk değerlendirmesi yapmak, kişisel koruyucu donanım sağlamak, iş güvenliği eğitimi vermek, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmek, ekipmanın periyodik bakımını yaptırmak ve acil durum planı oluşturmak zorundadır. Bu yükümlülüklerden herhangi birinin eksik veya hatalı yerine getirilmesi işverenin kusurlu sayılmasına yol açar; bilirkişi raporlarında işveren kusur oranı bu eksikliklerin ağırlığına göre %60-100 bandında belirlenir.
İşveren sorumluluğu iki temel kategoride değerlendirilir. Birinci kategori subjektif sorumluluk olup haksız fiil ve işçiyi gözetme borcu ihlali çerçevesinde işverenin kusurunun ispatlanmasını gerektirir; ihmal, dikkatsizlik veya tedbirsizlik bu kapsamdadır. İkinci kategori objektif sorumluluk olup tehlike sorumluluğu adıyla bilinen ve özel kanunlarda düzenlenen durumlardır; maden, patlayıcı madde, kimyasal sanayi gibi tehlikeli işlerde işverenin kusuru aranmaksızın sorumluluk doğar. Taşeron (alt işveren) ilişkisinde İş Kanunu uyarınca asıl ve alt işveren işçinin haklarından müştereken ve müteselsilen sorumludur; Yargıtay 10. HD 01.04.2021 T., 2020/6042 E., 2021/4555 K. kararı bu ilkeyi pekiştirmiş ve anahtar teslimi olgusunun bilirkişice araştırılması gerektiğini hükme bağlamıştır.
İşveren kusurunun tespitinde temel ölçütler:
- Risk değerlendirme raporu eksikliği: Zorunlu olup yapılmamışsa işveren kusurlu sayılır.
- Kişisel koruyucu donanım sağlanmaması: Baret, emniyet kemeri, koruyucu gözlük, eldiven, güvenlik ayakkabısı; teslim tutanağı yoksa işveren ihmali kabul edilir.
- İş güvenliği eğitimi verilmemesi: İşe başlangıçta ve periyodik olarak verilen eğitim kayıtları aranır.
- Ekipman bakım eksikliği: Periyodik bakım, kontrol ve test raporları olmadan kullanılan makinelerde işveren kusuru ağırlaşır.
- İş güvenliği uzmanı görevlendirilmemesi: Tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde zorunludur.
- Acil durum planının bulunmaması: Yangın, kimyasal sızıntı, deprem gibi durumlar için yazılı plan ve tatbikat kayıtları gerekir.
- İşyeri hekimi eksikliği: Tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre zorunlu görevlendirme yapılmamışsa kusur tespit edilir.

İş Kazası Maddi ve Manevi Tazminat Türleri
İş Kazası Maddi ve Manevi Tazminat Türleri
İş kazası sonrası işçinin ve hak sahiplerinin talep edebileceği maddi ve manevi tazminat kalemleri Türk Borçlar Kanunu hükümleriyle düzenlenir. Maddi tazminat fiziksel ve ekonomik zararın karşılığı olup tedavi giderleri, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı, bakıcı gideri ve ev hizmetlerinin görülememesinden doğan zararı kapsar. Manevi tazminat işçinin yaşadığı acı, elem, ızdırap ve kişilik hakkı ihlalinin karşılığı olarak hakimin takdirine göre belirlenir. Ölüm halinde ek olarak destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze masrafları talep edilir.
Tazminat kalemlerinin somut hesabı şu yöntemle yapılır:
- Tedavi gideri: SGK karşılamadığı özel hastane, fizik tedavi, protez, ilaç farkı ve refakatçi giderleri belge ile ispatlanır; faturalar saklanmalıdır.
- Geçici iş göremezlik tazminatı: Tedavi süresince yaşanan gelir kaybı; SGK ödeneği ile kapatılmayan fark işverenden talep edilir.
- Sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı: Sağlık Kurulu Raporu maluliyet oranı, işçinin geliri, yaşı, TRH 2010 Yaşam Tablosu bakiye ömrü, aktif (60 yaşa kadar) ve pasif (60-bakiye ömür) dönem ayrımı ile aktüer hesap yapılır; %1,8 reel iskonto uygulanır.
- Bakıcı gideri: Yüksek maluliyetli (özellikle %50 üzeri) işçilerin tam zamanlı bakıma muhtaç durumda olması halinde ömür boyu bakıcı ücreti talep edilir.
- Manevi tazminat: İşçinin yaşı, maluliyet derecesi, tedavi süresi, işverenin kusur ağırlığı, mağdurun sosyal ve ekonomik durumu hakim tarafından değerlendirilerek takdir edilir; benzer vakaların emsali esas alınır.
- Destekten yoksun kalma tazminatı (ölüm halinde): Eş için %50, çocuklar için %20-30, anne-baba için %10-20 oranında destek payı; fiilen destek alan kişiler de talep ehlinde olabilir .
- Cenaze masrafları: Defin, mezar, anma töreni harcamaları belge ile ispatlanır .
Tazminat tutarları işçinin geliri, yaşı, maluliyet oranı, işveren kusur derecesi ve hak sahibi sayısına göre dramatik biçimde değişir; tablolu sabit aralık vermek yanıltıcıdır. Tahmini hesaplama için iş kazası tazminat hesaplama aracı kullanılabilir, ancak kesin tutar bilirkişi aktüer raporu ile belirlenir.
SGK Ödemesi ve İşveren Tazminatı Arasındaki Fark
İş kazası sonrası işçi SGK’dan sürekli iş göremezlik geliri (maluliyet %10 ve üzeri ise ömür boyu) veya toptan ödeme (%10 altı maluliyet) ile geçici iş göremezlik ödeneği alır. Ancak SGK tarafından yapılan bu ödemeler gerçek zararın tamamını karşılamaz; SGK gelir bağlama peşin sermaye değeri (PSD) aktüer hesabı ile sınırlı tutar olup işçinin gerçek aktif ve pasif dönem zararını yansıtmaz. İşçi, gerçek zarar ile SGK PSD arasındaki farkı ve manevi tazminat kalemini işverenden ayrıca talep eder. SGK, yaptığı ödemeleri kusurlu işverenden rücu yoluyla geri alır; bu rücu davası işçinin tazminat davasından bağımsız yürütülür ve mağduru ilgilendirmez.
İş kazası avukatı için doğru hesap formülü kusur oranı mahsubunu içerir. Örnek vaka üzerinden açıklama: işçinin aktüer rapora göre toplam zararı 1.000.000 TL, işveren kusur oranı %80, SGK gelir bağlama PSD’si 300.000 TL olsun. Hesap şu şekilde yürür: önce işveren kusur payı belirlenir (1.000.000 × 0,80 = 800.000 TL); ardından SGK PSD bu tutardan mahsup edilir (800.000 – 300.000 = 500.000 TL). İşveren tarafından net ödenecek tazminat 500.000 TL’dir; manevi tazminat bu hesaba dahil değildir ve ayrı kalem olarak istenir. Aktüer hesap TRH 2010 Yaşam Tablosu bakiye ömrü, progresif rant ve %1,8 reel iskonto kullanılarak yapılır.
SGK Peşin Sermaye Değeri Hesap Esasları
SGK gelir bağlama peşin sermaye değeri sigortalıya veya hak sahiplerine ömür boyu ödenecek gelirin kaza tarihindeki tek sefer toplam değeridir. Hesapta kullanılan parametreler arasında işçinin son 6 aylık ortalama günlük kazancı, maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, TRH 2010 yaşam tablosu beklenen ömrü ve %1,8 teknik iskonto oranı yer alır. Sürekli iş göremezlik geliri %70 oranında bağlanır; bu da işçinin günlük kazancının %70’i × maluliyet oranı × 30 gün × 12 ay = yıllık gelir formülüyle hesaplanır. PSD bu yıllık gelirin bakiye ömür boyunca kümülatif iskontolu değeridir.
Maluliyet Raporu ve Sürekli İş Göremezlik
Maluliyet raporu iş kazası avukatı tarafından öncelikle incelenen belgedir; tazminat hesabının temel parametresini oluşturur. Sürekli iş göremezlik raporu, tedavi süreci tamamlandıktan sonra SGK Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen ve işçinin çalışma gücündeki kalıcı kaybı yüzdesel olarak gösteren belgedir. Rapor ilgili yönetmelik çerçevesinde hazırlanır; yetkili sağlık kurumlarında yapılan muayene, görüntüleme ve laboratuvar sonuçları rapora dayanak teşkil eder. Maluliyet %10 ve üzeri olduğunda sürekli iş göremezlik geliri bağlanır; %10 altında ise toptan ödeme yapılır. Maluliyet oranı tazminat hesabının en kritik parametresidir; aktüer raporda her %5’lik farklılık dramatik tazminat farkı doğurur.
Maluliyet oranı bilirkişi raporunda mağdur lehine yüksek tespit edilirse tazminat tutarı büyük oranda artar. Rapor düşük çıktığında üç aşamalı itiraz mekanizması işletilir. Birinci aşama SGK Sağlık Kurulu Başkanlığı’na 6 ay içinde yazılı itirazdır; itirazla birlikte ek belge ve sağlık raporu sunulur. İkinci aşama Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz olup bu kurul SGK kararını gözden geçirir. Üçüncü aşama yargı yolu olup mahkemece atanacak Adli Tıp Kurumu bilirkişisinin yeniden değerlendirme yapması talep edilir. Yargıtay 10. HD bozma kararlarında maluliyet oranının yetersiz incelemeyle düşük belirlenmesi sıkça gerekçe gösterilir; bilirkişi raporunda mağdur lehine artırım sağlanabilir.
Maluliyet derecelerine göre SGK ve tazminat sürecindeki temel ayrımlar:
- %10 altı maluliyet: SGK toptan ödeme yapılır, sürekli gelir bağlanmaz; ancak işverenden gerçek zarar ile SGK ödemesi arasındaki fark talep edilir.
- %10-30 kısmi iş göremezlik: SGK ömür boyu gelir bağlar; aktüer rapor ile aktif ve pasif dönem zararı hesaplanır, fark işverenden alınır.
- %31-60 ağır iş göremezlik: Bakıcı ihtiyacı sorgulanır; günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlama varsa bakıcı gideri ek kalem olur.
- %61-99 ileri iş göremezlik: Tam zamanlı bakıcı ihtiyacı ortaya çıkar; ömür boyu bakıcı gideri zorunlu kalem hâline gelir, manevi tazminat üst bant değerlendirilir.
- %100 tam iş göremezlik: Çalışma imkanı tamamen ortadan kalkar; aktif dönem zararı tam olarak hesaplanır, bakıcı gideri ömür boyu zorunlu olur.
Geçici İş Göremezlik ve Tedavi Süreci
Geçici iş göremezlik, iş kazası nedeniyle tedavi süresince işçinin çalışamadığı dönemdir ve SGK tarafından ödenek olarak karşılanır. Ödenek, iş kazasında birinci günden itibaren işçinin son 3 aylık ortalama günlük kazancı esas alınarak hesaplanır; yatarak tedavide günlük kazancın 1/2’si, ayakta tedavide 2/3’ü oranında ödeme yapılır. İşçinin düzenli istirahat raporu alması ve SGK’ya bildirimi şarttır; rapor sürecinin kesintisiz olması ödenek kesilmemesi için zorunludur. Yerleşik Yargıtay içtihadına göre işçinin kalıcı maluliyeti olmasa bile raporlu olduğu süredeki ücret kaybı maddi zarar kabul edilir; bu kalem ayrı olarak işverenden talep edilebilir.
SGK’nın karşılamadığı tedavi kalemleri işverenden ayrıca talep edilir. Özel hastane farkı, özel doktor muayenesi, fizik tedavi rehabilitasyon programı, protez, ortez, tekerlekli sandalye, ev tipi sağlık ekipmanı, ilaç farkı, refakatçi ücreti, hastaneye ulaşım masrafı ve evde bakım hizmeti faturaları bu kapsamdadır. Faturalar ve ödeme makbuzları saklanmalı, tedavi süresince işçinin sağlık kuruluşları arası transferi belgelendirilmelidir. Geçici iş göremezlik süresinin uzaması halinde avukat aracılığıyla SGK’dan ek istirahat raporu talep edilir; tedavi tamamlanmadan dava açılmaması, maluliyet oranının doğru tespit edilmesi açısından mağdurun lehinedir.
Ölüm Halinde Yakınların Hakları
İş kazası sonucu ölüm halinde Türk Borçlar Kanunu uyarınca yakınlar üç ana kalem talep edebilir: cenaze masrafları, ölümden önceki tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararı ile destekten yoksun kalma tazminatı. Bunlara ek olarak ölenin eşi, çocukları ve anne-babası kişilik hakkı ihlali sebebiyle manevi tazminat talep eder. Destekten yoksun kalma tazminatı ölen işçinin geliri, yaşı, ailesinin yapısı ve aktüer katsayı esas alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosu bakiye ömrü üzerinden hesaplanır. Destek payları yerleşik içtihada göre eşe %50, çocuklara %20-30, anne-babaya %10-20 oranında dağıtılır; gerçek destek dağılımı ailenin sosyo-ekonomik koşullarına göre değişir.
Hak sahibi olabilecek kişiler:
- Eş: Yasal eş otomatik hak sahibidir; ayrı yaşayan eş için durum incelenir.
- Çocuklar: Reşit olmayan çocuklar 18 yaşına, öğrenim görenler 25 yaşına kadar destek payı alır.
- Anne-baba: Ölenin fiilen desteğine muhtaç olduğu kanıtlanmalıdır; ekonomik bağımlılık belgelenir.
- Nişanlı: Yargıtay yerleşik içtihadına göre belirli koşullarda destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.
- Fiili destek alan kişiler: Ölenin bakımını üstlendiği üvey kardeş, üvey çocuk veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler de talep edebilir.
- Doğmamış çocuk: Anne karnındaki çocuk doğduğu takdirde destek payı alma hakkını kazanır.
Manevi tazminat tutarı her vakada hâkim takdiri ile belirlenir; eşin uğradığı manevi zarar genellikle en yüksek bantta, sonra çocuk ve anne-baba sırası ile değerlendirilir. Yargıtay 10. HD ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında manevi tazminat takdir ölçütleri arasında ölenin yaşı, ailenin yapısı, işveren kusur ağırlığı ve sosyal ekonomik koşullar yer alır. Mirasçılar dışındaki destek alan kişiler de destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir; ancak gerçek destek ilişkisi tanık beyanı, harcama kayıtları ve sosyal güvenlik bilgileri ile ispatlanır.
Meslek Hastalığı Avukatı ve Tazminat Süreci
Meslek hastalığı dosyaları iş kazası ile paralel sürdürülen davalardandır. 5510 sayılı Kanun kapsamında meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı işin niteliğinden veya işin yürütüm koşullarından dolayı tekrarlanan bir sebeple uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık ya da ruhi arıza durumlarıdır. İş kazasından farkı ani ve dıştan gelen bir olayın değil, uzun süreli mesleki maruziyetin sonucu olarak ortaya çıkmasıdır. Yaygın meslek hastalıkları arasında pnömokonyoz (madencilik, taş işçiliği), asbestoz, mesleki astım (kimya, tekstil), gürültüye bağlı işitme kaybı (imalat, inşaat), karpal tünel sendromu ve bel-boyun fıtığı (büro çalışanları, taşıma), cilt hastalıkları (kimyasal maruziyet) ve mesleki psikolojik rahatsızlıklar (mobbing, aşırı iş yükü) yer alır. Tespit süreci SGK tarafından yetkilendirilen meslek hastalıkları hastaneleri ve devlet üniversite hastanelerinin İş ve Meslek Hastalıkları kliniklerinde yapılır.
Meslek hastalığı tazminat sürecinin iş kazasından farkı, illiyet bağı ispatının teknik karmaşıklığıdır. Hastalığın iş ile nedensellik bağı tıbbi raporlar, çalışma süresi belgeleri, ortam ölçümleri (gürültü, toz, kimyasal seviye), maruziyet kayıtları ve emsal vakalar ile somutlaştırılır. Zamanaşımı süresi 10 yıl olup hastalığın işçi tarafından öğrenildiği tarihten itibaren işler; bazı meslek hastalıkları (asbestoz, pnömokonyoz) yıllar sonra ortaya çıkabildiği için zamanaşımı başlangıcı kati raporun düzenlenme tarihi olarak değerlendirilir. Yargıtay 10. HD ve eski 21. HD yerleşik içtihadında işveren kusurunun ispatında ortam ölçüm raporları, periyodik sağlık muayene kayıtları ve risk değerlendirme dokümanları temel delil sayılır.
Meslek Hastalığı Tazminatı Nasıl Alınır?
Meslek hastalığı tazminat süreci dört aşamadan oluşur: birinci aşama tespit olup işçi şüpheli hastalık belirtisi tespit edildiğinde SGK’nın yetkilendirdiği meslek hastalıkları hastanesine başvurur; hastane tetkikler ve mesleki anamnez ile hastalığın meslek hastalığı olup olmadığını raporlar. İkinci aşama SGK işlemleri; meslek hastalığı tespit edildiğinde SGK maluliyet oranı belirler ve gelir bağlama veya toptan ödeme yapar. Üçüncü aşama işveren sorumluluğunun değerlendirilmesi; ortam ölçümleri, iş güvenliği eğitimleri, periyodik sağlık muayeneleri ve kişisel koruyucu donanım kayıtları incelenir. Dördüncü aşama tazminat davası; işveren kusuru kanıtlandığında iş mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılır.
Meslek hastalığında davanın özel niteliği:
- İlliyet bağı ispatı: Hastalık ile çalışma koşulları arasındaki nedensellik kati raporla somutlaştırılır; bilirkişi heyetinde işyeri hekimi ve uzman doktor bulunmalıdır.
- Maluliyet oranı tespiti: SGK Yüksek Sağlık Kurulu raporu esas alınır; itiraz hakkı yargı yoluyla devam eder.
- Maruziyet süresi belgeleri: SGK hizmet dökümü, maaş bordrosu ve işyeri görev tanımı süreci belgeler.
- Ortam ölçüm raporları: Gürültü, toz, kimyasal madde, vibrasyon ölçümleri işyerinden talep edilir; eksiklik işveren aleyhinedir.
- Zamanaşımı başlangıcı: Hastalığın öğrenildiği tarih veya kati rapor tarihi; gizli kalmış mesleki hastalıklarda süre koruyucudur.
- Geç ortaya çıkan hastalıklar: Asbestoz ve pnömokonyoz gibi vakalarda iş ilişkisi sona ermiş olsa bile dava açılabilir.
Sigortasız İşçinin İş Kazası Hakları
Sigortasız (kayıt dışı) çalıştırılan işçi de iş kazası geçirdiğinde Sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca tüm tazminat haklarından yararlanır. İşverenin sigorta bildirimi yapmamış olması işçinin haklarını ortadan kaldırmaz; aksine işverenin sorumluluğunu ağırlaştırır ve idari para cezası gündeme getirir. Sigortasız işçi öncelikle hizmet tespiti davası ile sigortalılık süresinin tescilini sağlar; bu dava iş mahkemesinde açılır. Hizmet tespiti tazminat davasının ön koşulu niteliğindedir çünkü SGK gelir bağlama hesabı sigortalılık süresine bağlıdır.
Sigortasız işçinin iş kazası sürecinde işverenin yükümlülükleri ağırlaşır. İşveren tüm tedavi giderlerini doğrudan ödemek zorundadır; geçici iş göremezlik süresince işçinin gelirini eksiksiz karşılar; SGK gelir bağlama yapılana kadar geçen sürede maddi ve manevi tazminat sorumluluğu işverende kalır. Kurum işçiye ödediği gelir ve yardımları işverene rücu eder; rücu kapsamı sigorta yaptırılmadığı için çok daha geniş tutulur. Ayrıca işverene sigortasız işçi çalıştırma nedeniyle idari para cezası uygulanır; kaçırılan prim bedelleri faiziyle birlikte tahsil edilir.
İnşaat Sektöründe İş Kazaları
İnşaat, Türkiye’de iş kazası sıklığı ve ölüm vakası en yüksek sektördür. Yüksekten düşme (iskele, çatı, asansör boşluğu), göçük ve toprak kayması, malzeme düşmesi, iskele çökmesi, elektrik çarpması ve yapı çökmesi başlıca kaza türleridir. İSG Kanunu ve ilgili yönetmelik uyarınca işveren baret, emniyet kemeri, güvenlik ayakkabısı, korkuluk, ağ ve iskele güvenliği sağlamakla yükümlüdür. Bu ekipmanların sağlanmaması veya bozuk durumda olması halinde bilirkişi raporlarında işveren kusur oranı %90-100 bandında belirlenir.
Taşeron (alt işveren) ilişkisinde İş kazası avukatı taşeron işçisi dosyasında İş Kanunu’na dayanır; asıl işveren ve alt işveren işçinin haklarından müştereken ve müteselsilen sorumludur. (Yargıtay 10. HD — taşeron işçisinin zararından asıl işveren de sorumludur; anahtar teslimi olgusu kusur dağılımında araştırılır.) Mağdur işçi tazminatın tamamını asıl işveren, alt işveren veya kusurlu yapı sahibinden tahsil edebilir; iç ilişki paylaşımı mağduru ilgilendirmez.
Turizm ve Otelcilik Sektöründe İş Kazaları
Turizm sektöründe otel, restoran, eğlence ve animasyon alanlarında iş kazaları yoğun yaşanır; Antalya, Muğla ve İzmir başta olmak üzere sahil illerinde sezonluk işçi kazaları yoğunlaşır. Yaygın kaza türleri arasında ıslak zeminde kayma (mutfak, lobi, havuz çevresi), sıcak yağ ve buhar yanıkları, kesici alet yaralanmaları, ağır yük taşımaya bağlı bel-boyun fıtığı, depo raf düşmesi ve kimyasal madde maruziyeti (temizlik ürünleri) yer alır. İşverenin kaymaz zemin, koruyucu eldiven, önlük, güvenlik ayakkabısı sağlaması ve mekanik kaldırma ekipmanı sunması zorunludur.
Sezonluk işçilerin iş kazası hakları tam gün ve süresiz işçilerle eşittir; Kanun çalışma süresi ayrımı yapmaz. SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alınabilir, sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilir ve işverenden tüm tazminat kalemleri talep edilir. Turizm sektöründe işveren kusur oranı tipik olarak %60-80 bandında belirlenir; yaz aylarında (Haziran-Eylül) sezonluk işçi yoğunluğu nedeniyle kaza oranının arttığı SGK istatistiklerinde görülmektedir. Sahil illerindeki otel ve restoran çalışanları sezonluk işçi grubunun büyük kısmını oluşturur.
İmalat, Sağlık, Lojistik ve Tarım Sektörlerinde İş Kazaları
İmalat sektöründe fabrika üretim hatlarında makine kazası, sıkışma, ezilme ve parmak/uzuv kopması en yaygın kaza türüdür. 6331 sayılı Kanun uyarınca makinelerin periyodik bakımı, koruyucu donanım ve acil durdurma butonu sağlanması zorunludur. Bakım yapılmamış veya koruyucu aparatı sökülmüş makinede kaza geçiren işçilere bilirkişi raporlarında %85-95 işveren kusur oranı belirlenir. İş kazası parmak kopması tazminatı dosyalarında uzuv kaybı maluliyet oranı %15-30 bandında değerlendirilir.
Sağlık sektöründe iğne batması (enfekte materyalle temas), biyolojik risk maruziyeti, hasta yakını veya hasta kaynaklı şiddet ve kimyasal madde maruziyeti yaygın kaza türleridir. HIV, Hepatit B-C bulaşma riski olan iğne batmaları meslek hastalığı tespitine konu olabilir. Lojistik sektöründe kamyon ve TIR şoförleri çalışma sırasında trafik kazası riskiyle karşı karşıyadır; bu kazalar iş kazası sayılır ve hem işveren tazminat sorumluluğu hem de trafik kazası avukatı kapsamında ZMSS limit tazminatı paralel yürütülür. Tarım sektöründe traktör devrilmesi, biçer-döver kazaları, zirai ilaç zehirlenmesi ve hayvan kaynaklı yaralanma en sık görülen kaza türleridir; mevsimlik tarım işçileri de aynı haklara sahiptir.

İş Mahkemesinde Dava Süreci
İş Mahkemesinde Dava Süreci
İş kazası tazminat davası İş Mahkemeleri Kanunu’na göre işyerinin bulunduğu yer veya işçinin ikametgâhı iş mahkemesinde açılır; davacı bu seçenekler arasında serbestçe tercih yapabilir. Dava dilekçesi HMK m.107 belirsiz alacak davası şeklinde hazırlanır, dilekçede maddi tazminat kalemleri (tedavi gideri, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri) ile manevi tazminat ayrı ayrı talep edilir ve bilirkişi raporu sonrasında ıslah ile artırım hakkı saklı tutulur. İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca iş kazası kaynaklı tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı uygulanmaz; ancak taraflar isterse ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir.
İş kazası avukatı tarafından yürütülen dava süreci sekiz temel aşamadan oluşur. Birinci aşama dava dilekçesinin sunumu ve harç ödemesidir; HMK m.107 belirsiz alacak davasında başlangıç değeri sembolik tutulur. İkinci aşama tensip zaptı ve davalıya tebligattır; davalı 2 hafta içinde cevap dilekçesi sunar. Üçüncü aşama bilirkişi atanmasıdır; iş güvenliği uzmanı, aktüer ve gerektiğinde doktor bilirkişiden oluşan heyet belirlenir. Dördüncü aşama olay yeri ve dosya incelemesi olup keşif yapılırsa fiziki inceleme tutanağı tutulur. Beşinci aşama bilirkişi raporunun sunulması; rapor taraflara tebliğ edilir. Altıncı aşama rapora itiraz; her iki taraf da 2 hafta içinde yazılı itirazda bulunabilir. Yedinci aşama tanık dinleme oturumudur; tanık beyanları dosyaya işlenir. Sekizinci aşama hüküm aşaması olup mahkeme bilirkişi raporu ve dosya kapsamında karar verir.
Dava süresi pratikte 12-18 ay sürer; karmaşık dosyalarda 24 ay üzeri uzayabilir. İstinaf aşaması Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinde 6-12 ay alır; Yargıtay aşaması 6-18 ay arasında değişir. İcra takibi 2-6 ay sürer. Toplam süreç ilk derece, istinaf, temyiz ve icra dahil 2-3 yıl bandındadır. Karar kesinleştikten sonra ilamlı icra takibi başlatılır; gönüllü ödeme yapılmazsa banka hesabı haczi, motorlu taşıt haczi, gayrimenkul haczi ve maaş haczi (kanuni sınır dahilinde) uygulanır.
Bilirkişi Raporu ve Kusur Tespiti
İş kazası avukatı için bilirkişi raporu davanın belirleyici belgesidir; mahkeme kararını önemli ölçüde bu rapora dayandırır. İş kazası dosyalarında üç tip bilirkişi raporu alınır. Birinci tip iş güvenliği uzmanı raporu olup kazanın oluş şekli, işverenin 6331 sayılı İSG Kanunu kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirip getirmediği ve kusur oranlarının tespitini içerir. İkinci tip aktüer rapor olup işçinin ve hak sahiplerinin maddi zarar kalemlerini TRH 2010 Yaşam Tablosu bakiye ömrü, progresif rant ve %1,8 reel iskonto kullanarak hesaplar. Üçüncü tip doktor raporu olup maluliyet oranı, tedavi süresi ve bakıcı ihtiyacı hususlarında yetkin sağlık uzmanından alınır.
İş kazası avukatı bilirkişi raporuna 2 haftalık yasal süre içinde yazılı itiraz dilekçesi sunabilir. İtiraz pratikte kritik aşamadır çünkü ilk bilirkişi raporu mağdur aleyhine olabilir; %5-10’luk kusur oranı değişikliği veya maluliyet oranı düzeltmesi tazminat tutarını önemli ölçüde değiştirir. İtiraz dilekçesinde rapordaki eksiklikler somut delillerle gösterilir; gerektiğinde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu veya üst bilirkişi heyetinden ek rapor talep edilir. Yargıtay 10. HD bozma kararları ve eski 21. HD yerleşik içtihadı çerçevesinde yetersiz bilirkişi raporlarına dayalı hükümlerin bozulması yaygındır; ilk rapor aleyhte çıksa bile itiraz yoluyla mağdur lehine düzeltilebilir.
Bilirkişi raporunda kontrol edilmesi gereken kritik noktalar:
- İşveren kusur oranı: 6331 sayılı İSG Kanunu yükümlülüklerinin teker teker değerlendirilip değerlendirilmediği; risk değerlendirme, eğitim, koruyucu ekipman, periyodik bakım kalemlerinin ayrı ayrı gözden geçirilmesi.
- İşçi kusur payı: İşçiye atfedilen müterafik kusur payı abartılmış olabilir; iş yeri talimatlarına uygun çalıştığı kanıtlanırsa indirim talep edilir.
- Maluliyet oranı: Sağlık Kurulu Raporu maluliyet oranı düşükse SGK Yüksek Sağlık Kurulu’na veya Adli Tıp Kurumu’na yeniden değerlendirme talebi yapılır.
- Aktüer hesap parametreleri: İşçinin gerçek geliri (resmi belge dışındaki ek kazançlar dahil), TRH 2010 tablosu doğru kullanılmış mı, reel iskonto %1,8 mi.
- Bakıcı gideri kalemi: Maluliyet %50 üzeri olan vakalarda bakıcı ihtiyacının ayrıca raporlanması.
- Geçici iş göremezlik dönemi: SGK ödeneği dışında işverenden talep edilen fark kalemi rapor edilmiş mi.
- SGK PSD mahsubu: Peşin sermaye değeri kusur oranı sonrası tutardan mahsup edilmiş mi, manevi tazminat hesabına dahil edilmemiş mi.
İş Kazası Tazminat Davası Zamanaşımı
İş kazası avukatı tarafından izlenen zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu’na göre 10 yıldır. Bu süre işveren ile işçi arasındaki işverenin işçiyi koruma borcu ihlali niteliğinde olması sebebiyle sözleşmesel sorumluluk kapsamında değerlendirilir; haksız fiil zamanaşımının 2 yıllık süresi iş kazası davalarına uygulanmaz. Sürenin başlangıcı kaza tarihi veya kati maluliyet raporunun düzenlendiği tarih olabilir; Yargıtay yerleşik içtihadına göre maluliyet oranı kesin olarak tespit edilemediği vakalarda 10 yıllık süre kati raporun tarihinden işlemeye başlar. (Yargıtay HGK — yerleşik içtihat)
Uzamış ceza zamanaşımı uygulaması iş kazasının suç teşkil ettiği vakalarda gündeme gelir. Türk Borçlar Kanunu uyarınca eylem suç teşkil ediyorsa ve TCK’daki ceza zamanaşımı 10 yıldan uzunsa bu süre tazminat davasına da uygulanır. Taksirle öldürme için 15 yıl, taksirle yaralama için 8 yıllık ceza zamanaşımı uygulanır. Ölümlü iş kazasında ceza zamanaşımı zaten 15 yıl olduğundan TBK genel süresiyle örtüşür. Tüzel kişi işverenlere uzamış ceza zamanaşımı otomatik uygulanmaz.
Zamanaşımına ilişkin uygulamada öne çıkan noktalar:
- Kaza tarihi başlangıcı: İşçi kaza anında zararın tamamını öğrendiyse 10 yıl bu tarihten başlar.
- Maluliyet raporu tarihi başlangıcı: Maluliyet oranı kati raporla netleştiğinde süre o tarihten işler; tedavi sürecinde dava açılmaması mağdur lehinedir.
- Zaman içinde artan zarar: Kaza sonrası zarar yıllar içinde ortaya çıkar (gizli sakatlık, ileri komplikasyon), Yargıtay yerleşik içtihadı süreyi koruyucudur.
- Meslek hastalığı: Süre hastalığın öğrenildiği veya kati raporun düzenlendiği tarihten işler; gecikmeli ortaya çıkan hastalıklarda dava hakkı korunur.
- Ölüm halinde: Mirasçıların dava hakkı ölüm tarihinden itibaren 10 yıldır.
- Zamanaşımı durması: Ceza davası açılmışsa zamanaşımı ceza davası süresince durur; bu süre tazminat davası zamanaşımını uzatır.
- Zamanaşımının kesilmesi: Dava açma, icra takibi başlatma veya davalının yazılı ikrarı zamanaşımını keser; kesilmeden sonra süre yeniden işler.
- Tüzel kişi davalı: Yargıtay yakın tarihli kararı tüzel kişi işverenlere uzamış ceza zamanaşımının tüzel kişi işverenlere otomatik uygulanamayacağını vurgulamıştır.
Zamanaşımı 10 yıl olsa da delillerin kaybolması, tanıkların unutması ve teknik raporların düzenlenememesi riski sebebiyle davanın mümkün olan en kısa sürede açılması mağdur lehinedir. Maluliyet raporu kati olarak alındıktan sonra avukatla görüşülmesi ve aktüer hesap çalışması yapılması süreci hızlandırır.
İş Kazası Yargıtay Emsal Kararları
İş kazası avukatı dosyalarında Yargıtay kararları emsal niteliğindedir; mahkemelerin karar verme sürecini ve bilirkişi raporlarının yorumlanmasını doğrudan etkiler. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2021 yılında tasfiye edildiği için iş kazası ve meslek hastalığı kaynaklı tazminat davalarının temyiz incelemesi Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne devredilmiştir; 21. HD’nin önceki tarihli kararları emsal olarak kullanılmaya devam etmektedir. Aşağıdaki kararlar doğrulanmış ve aktif uygulamada bulunan yerleşik içtihatlardır.
Yargıtay HGK 20.03.2013 T., 2012/21-1121 E., 2013/386 K. — İşveren Sorumluluk İlkesi
Hukuk Genel Kurulu bu kararla iş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında işverenin işçiyi gözetme borcunun mutlak nitelikte olduğunu kesinleştirmiştir. Karar ile getirilen ilkeler:
- İş kazası olayında işverenin sorumlu tutulabilmesi için iş güvenliği önlemlerini alma ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı veya ihmali bulunmalı.
- Sosyal Sigortalar Hukuku kapsamında olayın iş kazası sayılması işverenin her durumda sorumluluğunu doğurmaz; kusurun kanıtlanması gerekir.
- İş hukukunda iş kazasından ve meslek hastalığından doğan sorumluluk davalarının kendine özgü ilke ve kuralları bulunur; bilirkişi heyeti işyeri hekimliği, iş güvenliği ve uzman doktordan oluşmalı.
- İşverenin alması gerekli önlemler, alıp almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı kusur raporunda ayrı ayrı değerlendirilmeli.
Pratik sonucu: İş kazası davalarında ilk derece mahkemesi bilirkişi raporunda iş güvenliği uzmanı, doktor ve aktüer üçlü değerlendirme bulunmadan karar verirse Yargıtay’ca bozulma gerekçesi oluşur.
Yargıtay 10. HD 01.04.2021 T., 2020/6042 E., 2021/4555 K. — Asıl ve Alt İşveren Müteselsil Sorumluluk
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 4857 sayılı İş Kanunu m.2 hükmü uyarınca taşeron (alt işveren) işçisinin uğradığı zarardan asıl işverenin de müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini ve kusur tespitinde anahtar teslimi olgusunun bilirkişice araştırılmasını hükme bağlamıştır:
- “Kendine ait işi bir başkasına yaptıran kişi ya da kurum alt işverenin (taşeronun) ve bu alt işverenin istihdamlarının kusurlarından onun ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.”
- İnşaat yapım işinin anahtar teslimi usulü alınıp alınmadığı her türlü şüpheden uzak biçimde tespit edilmeden bilirkişilerce kusur irdelemesinin yapılması hatalıdır.
- Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde işçinin tazminat alacağı her iki işverenin sorumluluğu altındadır; mağdur tazminatın tamamını birinden talep edebilir.
Pratik sonucu: Taşeron işçisi davasında hem asıl işveren hem alt işveren davalı gösterilir; bir tarafın iflası veya ödeme güçsüzlüğü diğerini sorumluluktan kurtarmaz.
Yargıtay 10. HD 02.11.2020 T., 2019/3182 E. — SGK Rücu ve İşveren Sorumluluk
SGK’nın işçiye ödediği gelir ve yardımları işverene rücu edebilmesinin koşullarını belirleyen yerleşik içtihat:
- “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.”
- İşverenin kastı veya iş güvenliği mevzuatına aykırı eylemi rücu sorumluluğunun temelidir.
- SGK rücu davası işçinin tazminat davasından bağımsızdır; iki süreç paralel yürür.
Pratik sonucu: İşveren SGK ile mağdur işçinin tazminat davası arasında iki cepheli yargılamayla karşılaşır; aktüer hesap her iki davada da SGK PSD üzerinden yapılır.
Yargıtay 10. HD 2024/4691 E., 2024/5818 K. — İş Yeri Olay Kapsamı
İşyerinde çalışırken meydana gelen olayların geniş yorumlanması gerektiğini belirleyen güncel karar. Davacı işçi paketleme bölümünde yemek molasında geçerken makinenin hava üflemesi sonucu göz yaralanması yaşamış; Yargıtay olayı iş kazası olarak nitelendirmiştir. Karar 5510 sayılı Kanun m.13 kapsamında işyerinde bulunduğu sırada uğranılan kazanın başka koşul aranmaksızın iş kazası kabul edileceğini pekiştirmiştir.
Pratik sonucu: İşyerinde mola, dinlenme ve geçiş süreleri de iş kazası kapsamındadır; işverenin “iş anında değildi” savunması kabul görmez.
Yargıtay 21. HD 2018/5018 E. — H1N1 Meslek Hastalığı / İş Kazası Sınırı
Tır şoförü olarak yurt dışı seferine gönderilen ve dönüşünde H1N1 virüsü kaynaklı hastalanarak vefat eden işçinin durumunun iş kazası sayılması gerektiğine ilişkin yerleşik içtihat. Karar ile getirilen ilkeler:
- İş kazasının kanun maddesinde aranan hallerden birinde gerçekleşme olgusu ile sonucun birbirine uygun olması yeterlidir; başka kısıtlayıcı koşul aranmamalı.
- Etkileri sonradan ortaya çıkan olaylar da uygun illiyet bağı bulunduğu sürece iş kazası sayılır; ani değil sonradan ortaya çıkan zarar da kapsam içindedir.
- Gazdan zehirlenme, viral bulaşma gibi durumlarda olayın iş bağlantısı kati raporla ortaya konursa iş kazası kabulü mağdur lehinedir.
Pratik sonucu: Ani fiziksel travma dışındaki zarar türleri (zehirlenme, bulaşma, ani çevre koşulu kaynaklı sağlık bozulması) da iş kazası kapsamına girer.
Yargıtay 9. HD 05.12.2022 T., 2022/14587 E., 2022/16048 K. — Manevi Tazminat İlkesi
İşverenin işçiyi gözetme borcuna aykırı davranışı kişilik hakkı ihlali oluşturduğunda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini düzenleyen karar:
- İşveren işçinin yaşam, sağlık ve bedensel bütünlüğünü korumakla yükümlü; bu yükümlülüğe aykırılık manevi zararın doğmasına yol açar.
- Bölge Adliye Mahkemesi işveren kusur tespiti yapıldığında uygun miktarda manevi tazminata hükmetmelidir.
- Manevi tazminat takdirinde işçinin yaşadığı acı, elem, ızdırap ve sosyal hayatındaki kısıtlama dikkate alınır.
Pratik sonucu: İş kazası davasında manevi tazminat kalemi ayrı olarak değerlendirilmeli; bilirkişi raporu manevi tazminat takdirine doğrudan etki etmez, hâkim takdiri kullanır.
İş Kazası Tazminat Alanlar Yorumları
Aşağıdaki vakalar Seçkin Avukatlık Bürosu’nun iş kazası avukatı sıfatıyla yürüttüğü davalardan yürüttüğü dosyalardan anonimleştirilmiş genel örneklerdir. Her dava kendi koşullarına göre değerlendirilir; tutar ve süre bilgileri tahmini referans olup ne emsal ne de gelecek davalar için garanti niteliğindedir. Müvekkil sırrı korunmuş, tüm tanımlayıcı bilgiler değiştirilmiştir.
Vaka 1 — İnşaat İşçisi Yüksekten Düşme
Otel inşaatında çalışan 30’lu yaşlardaki müvekkil, iskele üzerinden düştü; emniyet kemeri ve korkuluk sağlanmamıştı. Aldığı maluliyet oranı %30 üzeri; bilirkişi raporunda işveren kusur oranı %90 üzeri belirlendi. Aktüer hesap TRH 2010 ile yapıldı; SGK gelir bağlama PSD mahsup edildikten sonra net maddi tazminat ve manevi tazminat birlikte talep edildi. Dosya 1,5-2 yılda tamamlandı; istinaf aşamasında bilirkişi raporuna itiraz sonucu mağdur lehine değişiklik sağlandı.
Vaka 2 — Otel Mutfağında Yanık Kazası
Turizm bölgesinde sezonluk aşçı olarak çalışan müvekkilin mutfakta sıcak yağ kazanı devrilmesi sonucu üst gövdesinde 2. derece yanık oluştu. Bilirkişi raporunda işveren kusur oranı %75-80 bandında belirlendi; mutfak alanında kaymaz zemin, koruyucu önlük ve mekanik destek sağlanmadığı tespit edildi. Maluliyet oranı %18 olarak belirlendi; aktüer rapor sonrası maddi tazminat ile manevi tazminat aynı dosyada talep edildi. Dava süresi 2 yılı aştı.
Vaka 3 — Fabrika Makine Kazası ve Parmak Kaybı
Bakımı yapılmayan tekstil makinesinde çalışan müvekkilin sol elinde 3 parmak amputasyonu meydana geldi. Bilirkişi raporunda makinenin periyodik bakım kaydının olmadığı, koruyucu aparatın söküldüğü tespit edildi; işveren kusur oranı %85 üzeri belirlendi. Maluliyet oranı %22 olarak değerlendirildi; tam kusurlu işveren karşısında aktüer rapor lehte sonuç verdi. Davanın iş kazası parmak kopması tazminatı kategorisindeki tipik vakalardandır.
Vaka 4 — Taşeron İşçi Elektrik Çarpması
AVM inşaatında alt işveren bünyesinde çalışan müvekkil, izolasyonsuz elektrik panosunda çalışırken elektrik çarpmasına maruz kaldı. Yargıtay 10. HD 01.04.2021 T., 2020/6042 E. yerleşik içtihadına dayanılarak hem asıl işveren hem alt işveren müştereken ve müteselsilen davalı gösterildi. İşveren kusur oranı %90 bandında belirlendi; maluliyet oranı %28. Davanın asıl işveren tarafı tahsil aşamasında öne çıkan ödeme kaynağı oldu.

Türkiye Geneli İş Kazası Avukatlığı Hizmeti
Türkiye Genelinde İş Kazası Avukatlığı Hizmeti
İş kazası dosyaları davanın açılacağı yer bakımından 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5 hükmüne göre işyerinin bulunduğu yer veya işçinin ikametgâhındaki iş mahkemesinde görülür. Bu nedenle dava il sınırı ile sınırlı değildir; mağdurun veya hak sahibinin yaşadığı şehirde dava açılabilir. Dosya takibi vekaletname ile yürütüldüğünden iş kazası tazminat davalarının yürütülmesi için müvekkilin avukatın bulunduğu şehirde ikamet etmesi zorunlu değildir. UYAP üzerinden duruşma takibi, e-tebligat, ses ve görüntü ile uzaktan duruşma katılımı ile süreç tüm illerden yönetilebilir.
Seçkin Avukatlık Bürosu Antalya adresinde yer almakla birlikte iş kazası ve meslek hastalığı tazminat davaları Türkiye genelinde takip edilmektedir. Dosya kabulü öncesi telefon veya e-posta yoluyla ön inceleme yapılır, belgeler dijital ortamda incelenir ve davanın açılacağı yetkili mahkeme belirlenir. İl bazlı iş kazası istatistiklerine bakıldığında inşaat yoğunluğu sebebiyle büyükşehirlerde (İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli), turizm sektörü sebebiyle sahil illerinde (Antalya, Muğla, Aydın, İzmir), madencilik kaynaklı vakalar bakımından Zonguldak, Manisa Soma çevresinde dosya yoğunluğu görülmektedir.

İş Kazası Sürecinde Gerekli Belgeler
İş Kazası Sürecinde Gerekli Belgeler
İş kazası avukatı tarafından hazırlanan dava dosyası çok sayıda resmi belge ve teknik raporu içerir. Eksik belge dava süresini uzatır ve bilirkişi raporunda eksik tespit yapılmasına neden olur. Avukat eksik belgelerin tamamlanması için müvekkile rehberlik eder ve gerekli kurumlara başvuruları yapar. Dava açmadan önce aşağıdaki belge grupları toplanır.
Kaza ve olay belgeleri:
- Kaza tespit tutanağı (polis veya jandarma tarafından düzenlenen)
- Olay yeri fotoğrafları ve videoları (geniş ve detay açıda)
- Tanık ad-soyad, T.C. kimlik ve iletişim bilgileri
- Güvenlik kamerası kayıtları (yedeği talep edilir)
- İşveren kaza bildirim formu (5510 m.13/2 uyarınca 3 iş günü içinde SGK’ya verilen)
Tıbbi belgeler:
- Acil servis adli raporu ve epikrizler
- Ameliyat raporları, yoğun bakım takip kayıtları
- İstirahat raporları (geçici iş göremezlik dönemi)
- SGK Sağlık Kurulu maluliyet raporu
- Tedavi süresince düzenlenen tüm reçete ve faturalar
- Fizik tedavi rehabilitasyon raporları
SGK ve gelir belgeleri:
- SGK hizmet dökümü ve prim kayıtları
- Geçici iş göremezlik ödeneği kararı
- Sürekli iş göremezlik geliri bağlama kararı (varsa)
- SGK müfettiş raporu
- Son 12 aylık ücret bordroları ve maaş hesabı hareketleri
- Vergi beyannamesi (bağımsız çalışan veya ek geliri varsa)
İşyeri ve güvenlik belgeleri:
- İş sözleşmesi (yazılı, sözlü ise tanık beyanı)
- Risk değerlendirme raporu (işverenden talep edilir)
- İş güvenliği eğitim katılım belgeleri
- Kişisel koruyucu donanım teslim tutanağı
- Periyodik sağlık muayene kayıtları
- İşyeri sağlık ve güvenlik kurulu tutanakları
- İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme belgeleri
İş Kazası Avukatı Sık Sorulan Sorular
Tutanağa zorla “kendi düştü” yazdırdılar ve imzalattılar. Artık hakkım kalmadı mı?
İmzalanmış tutanak delil niteliği taşır ama tek başına belirleyici değildir. Tutanak içeriğine yazılı şerh düşülmesi ya da sonradan tanık beyanı, kamera kaydı ve işyerindeki güvenlik belgelerinin eksikliğiyle itiraz edilmesi mümkündür. Bilirkişi “işçi kusuru” kaydını işyeri koşullarıyla birlikte değerlendirir; kusur taksiminde tutanak tek ölçüt değildir.
İşveren tazminatımı vereceğim dedi ama bir belge imzalamam gerekiyor. Ne yapmalıyım?
Bu belge büyük ihtimalle ibranamedir. İmzalanması durumunda ilerleyen süreçte ek tazminat talep etme hakkınız ortadan kalkabilir. Aktüer hesap yapılmadan belirlenen düşük teklifler için imzalanan ibranameler Yargıtay içtihadına göre geçersiz sayılabilir. İmzalamadan önce avukattan görüş alınması zorunludur.
SGK bana ödeneği bağlamadı; işveren “primlerin eksik yatırılmış” dedi. Bu benim suçum mu?
Hayır. Prim eksikliği işverenin sorumluluğundadır. Bu durumda hem primlerin geriye dönük yatırılması için SGK’ya bildirim yapabilir hem de geçici iş göremezlik süresince uğradığınız gelir kaybını doğrudan işverenden talep edebilirsiniz.
3 yıl önce kaza geçirdim, o zaman hakkımı bilmiyordum. Hâlâ dava açabilir miyim?
Evet. İş kazasında zamanaşımı 10 yıldır. Ancak her geçen yıl delillerin kaybolması ve tanıkların unutması riski artar. Dava hakkınız henüz saklı; mümkün olan en kısa sürede avukatla görüşmeniz hak kaybını önler.
Maluliyet raporum %5 çıktı ama 2 yıldır işe dönemedim. Bu rapor doğru olabilir mi?
Klinik tablonuzla örtüşmüyorsa büyük ihtimalle düşük tespit yapılmıştır. SGK Sağlık Kurulu Başkanlığı’na 6 ay içinde ek muayene talebiyle itiraz edebilirsiniz. Sonuç değişmezse yargı yoluyla Adli Tıp Kurumu’ndan yeniden değerlendirme istenilebilir. Her %5’lik fark tazminat tutarını önemli ölçüde etkiler.
İşveren “3 ay daha çalışırsan tazminatını vereceğim” diyor. Bu söze güvenebilir miyim?
Hayır. Sözlü vaat hukuken bağlayıcı değildir; tazminat hakkı zaten doğmuştur. İleride sözünü tutmaması durumunda ispat güçlüğüyle karşılaşırsınız. Tazminat talebini yazılı ve avukat aracılığıyla yapmak hak kaybını önler.
Kazadan sonra işten çıkarıldım. Hem kaza tazminatı hem işe iade davası açabilir miyim?
Evet, her ikisi birlikte açılabilir. İş kazası geçiren işçinin tedavi süresince feshi ancak bildirim süresini 6 hafta aşan istirahat halinde mümkündür; aksi fesih geçersizdir. Her iki talep aynı dosyada ya da ayrı dosyalarda takip edilebilir.
Annem iş kazasında öldü. Ben çalışıp kendi geçimimi sağlıyorum, yine de tazminat alabilir miyim?
Destekten yoksun kalma tazminatı için hukuki bağımlılık değil, fiili destek ilişkisi aranır. Anneniz yemek, ulaşım, ev giderleri gibi katkılarla sizi destekliyorsa bu destek tanık beyanı ve harcama kayıtlarıyla ispat edilebilir. Kendi geçiminizi sağlamanız tazminat hakkınızı doğrudan ortadan kaldırmaz.
İş Kazası Avukatı 2026 — Tazminat Süreci, SGK İşlemleri ve İşçi Hakları
İş kazası avukatı; 5510 sayılı Kanun m.13 kapsamında kazanın tespiti, SGK gelir bağlama süreci, 6098 sayılı TBK m.49-56 hükümlerine dayalı maddi ve manevi tazminat davası, 6331 sayılı İSG Kanunu çerçevesinde işveren kusur tespiti ve TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak aktüer hesap aşamalarını birlikte yürütür. SGK peşin sermaye değeri kusur oranı sonrasında mahsup edilir; manevi tazminat ve bakıcı gideri ZMSS dışıdır. Asıl ve alt işveren müştereken sorumlu, dava 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi (eski 21. HD) temyiz incelemesini yürütmektedir.
İş kazası avukatı sürecinde gündeme gelen diğer hukuki konular için ek kaynaklar:
İlgili Konular
- İş Kazası Tazminat Hesaplama 2026 — Maddi ve manevi tazminat kalemleri için aktüer hesap robotu.
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı — Ölüm halinde eş, çocuk, anne-baba hak sahipliği ve dağıtım oranları.
- Ölümlü İş Kazası Tazminat Hesaplama — Cenaze gideri, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat hesap aracı.
- İş Kazası Parmak Kopması Tazminatı — Uzuv kaybı vakalarında maluliyet oranı ve tazminat hesabı.
- İş Kazası Uzuv Kaybı Tazminatı — Kol, bacak ve diğer uzuv kayıplarında tazminat yöntemi.
- Sağlık Kurulu Raporu ve Maluliyet — Heyet raporu süreci ve itiraz mekanizması.
- İş Göremezlik Ödeneği — SGK geçici iş göremezlik ödeneği başvuru ve takip süreci.
- SGK Rapor Parası Ne Zaman Yatar — Geçici iş göremezlik ödeneği ödeme takvimi.
- 4/a İşçi Hakları — SGK kapsamında çalışan işçilerin yasal hakları.
- Sigortasız İşçi Çalıştırma — Kayıt dışı istihdamın hukuki sonuçları ve hizmet tespiti davası.
- İş Kazası Kusur Oranı Tespiti — Bilirkişi raporu süreci ve itiraz teknikleri.
- Antalya İş Hukuku Avukatı — İş Kanunu kapsamındaki uyuşmazlıklarda süreç yönetimi.
- Sigorta Avukatı — Sigorta şirketleriyle uyuşmazlıklarda hukuki destek.
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu — Kanunun resmi tam metni (mevzuat.gov.tr).
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu — Resmi tam metin.
- SGK Resmi Sayfası — Kurum başvuru ve hizmetleri.
Av. Şerife Ağaçdelen Zorlu — Seçkin Avukatlık Bürosu
Tel: +90 539 375 05 85 | E-posta: info@seckinavukatlik.com | seckinavukatlik.com