İş Kazası Kusur Oranı Tespiti Nasıl Yapılır? 2026 Rehberi
İş kazası kusur oranı tespiti, alacağınız tazminatı doğrudan belirleyen hukuki süreçtir. Kusur oranı; SGK denetim memurları tarafından idari düzeyde, mahkeme bilirkişi heyeti tarafından yargısal düzeyde tespit edilir. İşveren %100 kusurlu bulunursa tam tazminat ödenir; işçi kusurlu bulunursa tazminat aynı oranda düşer. SGK raporu bağlayıcı değildir — mahkeme her zaman farklı oran belirleyebilir. 6331 sayılı İSG Kanunu uyarınca işverenin güvenlik önlemi alma yükümlülüğü mutlaktır; bu yükümlülüğün ihlali çoğunlukla işveren aleyhine ağır kusur sonucunu doğurur.
Yayın: Mart 2025 | Son güncelleme: Temmuz 2026 | Yazar: Av. Ahmet Geçgel
İş Kazası Kusur Oranı Tespiti Nedir?
Kusur oranı, iş kazasında kimin ne ölçüde sorumlu olduğunun yüzde olarak belirlenmesidir. İşveren %100 kusurlu bulunursa tam tazminata hükmedilir; işçi ile ortak kusur söz konusuysa tazminat işveren kusuru oranında ödenir. Bilirkişi raporunda oranların toplamı her zaman %100 olur. Üçüncü kişi (alt işveren, makine sahibi, operatör) de kusurlu sayılabilir; bu durumda sorumluluk üçe bölünür. Kusur tespiti, hem maddi tazminat hem manevi tazminat hesaplamasının çıkış noktasıdır. Formül şudur: Alınacak Tazminat = Toplam Zarar × İşveren Kusur Oranı − SGK Ödemeleri.
Kusur Oranını Kim Tespit Eder?
İki ayrı merci iki ayrı aşamada kusur tespiti yapar; birbirini bağlamaz. SGK denetim ve kontrol memurları kaza bildiriminin ardından idari inceleme başlatır; bulgularını tahkikat tutanağına geçirir. Bu rapor mahkemede güçlü delil sayılır ama nihai bağlayıcılığı yoktur. Mahkeme aşamasında ise hâkim, olayın gerçekleştiği iş kolunda uzman A sınıfı iş güvenliği uzmanı ve ilgili mühendisten oluşan bilirkişi heyetini resen atar. Heyet yeniden inceleme yaparak yüzdelik oran belirler. Ceza davası varsa ceza mahkemesi bilirkişisi “asli kusur” / “tali kusur” şeklinde nitelendirir; yüzde vermez.
- SGK Denetim Memuru — İdari, kaza sonrası: bağlayıcı değil
- Mahkeme Bilirkişisi — Yargısal, dava aşaması: mahkeme değerlendirir
- Ceza Mahkemesi Bilirkişisi — Ceza, asli/tali kusur: hukuk mahkemesini bağlamaz
SGK İş Kazası Kusur Oranı Tespiti Nasıl Yapılır?
Kaza SGK’ya bildirildiğinde Sosyal Güvenlik Kurumu denetim ve kontrol memurunu görevlendirir; belirlenecek kusur oranı, 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi kapsamında SGK’nın işverene rücu hakkının doğrudan dayanağını oluşturur. Memur; kaza yeri, ekipman ve koruyucu donanım durumu, güvenlik talimatlarının asılı olup olmadığı, işçi eğitim belgesi, zimmet defteri ve tanık ifadelerini inceleyerek tahkikat tutanağını düzenler. İşverenin 3 iş günü içinde bildirimi yapmaması bu aşamada dikkat çeken bir ihmal olarak raporlanır ve idari para cezasını da beraberinde getirir. SGK raporundaki kusur dağılımıyla tatmin olunmadığında mahkeme yoluna gidilir.
SGK denetim memuru şu noktalara özellikle odaklanır:
- Eğitim belgesi: İşçiye iş güvenliği eğitimi verilmiş mi, imzalı tutanak var mı?
- Zimmet defteri: Koruyucu ekipman teslim edilmiş mi, imza alınmış mı?
- Periyodik kontrol: Makinelerin bakım ve test kayıtları düzenli mi?
- Güvenlik levhaları: Uyarı işaretleri mevzuata uygun şekilde asılı mı?
- İSG uzmanı: İşyerinde görevlendirilmiş iş güvenliği uzmanı var mı?
İş Kazası Bilirkişi Raporu Nasıl Düzenlenir?
İş mahkemesinde yargılama başladığında hâkim, uyuşmazlığın teknik boyutunu değerlendirmek üzere bilirkişi heyeti atar. Heyet; A sınıfı iş güvenliği uzmanı, olayın gerçekleştiği sektörün mühendisi (inşaat, makine, elektrik vb.) ve gerekirse işyeri hekiminden oluşur. Bilirkişi; iş güvenliği mevzuatının hangi hükümlerinin ihlal edildiğini, bu ihlal ile zarar arasındaki nedensellik bağını ve her tarafın kusur oran ile aidiyetini gerekçesiyle ortaya koyar. Ceza mahkemesinde ise bilirkişi yüzde vermez; “asli kusur” işverenin temel ihmalini, “tali kusur” işçinin ikincil katkısını ifade eder. İki raporun birbirini bağlamadığı, her mahkemenin bağımsız değerlendirme yaptığı bilinmelidir.
İşçi tarafı: Verilen ekipmanı kullanıp kullanmadığı, talimat dışı hareket edip etmediği, alkol/uyuşturucu etkisinde olup olmadığı.
İş Kazası Kusur Raporu Nereden Alınır?
SGK tahkikat tutanağı iki kanaldan temin edilir. E-Devlet (turkiye.gov.tr) üzerinden “İş Kazası Bildirim Sorgulama” ekranından kazanın bildirilip bildirilmediği kontrol edilebilir; ancak kusur oranı online sistemde yer almaz. Kusur içeren tahkikat tutanağı için SGK il müdürlüğüne veya bağlı şubeye yazılı dilekçeyle başvurulması gerekir. Başvuruda TC kimlik numarası, kaza tarihi ve işyeri bilgilerinin bulunması yeterlidir. Müfettiş incelemesi 2–3 ay sürdüğünden rapor bu süre dolmadan hazır olmaz. Mahkeme aşamasındaki bilirkişi raporuna ise dosyadan avukat aracılığıyla veya mahkeme kaleminden ulaşılabilir. SGK resmi sitesi üzerinden şube bilgilerine ulaşabilirsiniz.
İş Kazası Kusur Raporu Nasıl Alınır?
Doğru bir kusur raporu süreci kaza anından başlar. Aşağıdaki adımlar sırayla uygulanmalıdır:
Adım 1 — Kaza Anında Delil Koruma
Kaza olur olmaz cep telefonuyla kaza yeri, ekipman ve yaranın fotoğrafları çekilmelidir. İşveren kaza alanını hızla toparlayabileceğinden bu görüntüler ileride en güçlü delil hâline gelebilir. Çevrede bulunan diğer işçilerin isim ve telefon numaraları not alınmalı, hastanede ise doktor raporuna mutlaka “iş kazası” ibaresi yazdırılmalıdır. Bu ibare olmadan SGK kaza tespitini reddedebilir ve tüm haklar tehlikeye girebilir.
Adım 2 — SGK Bildirimi (3 İş Günü)
5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca işveren kazayı 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmek zorundadır. İşveren bildirimi yapmazsa işçi veya yakınları bizzat başvurabilir. Bildirimin yapılıp yapılmadığı SGK şubesinden ya da e-Devlet üzerinden teyit edilmelidir. Geç bildirim işverene idari para cezası getirir; işçinin ise hak arama sürecini zorlaştırır.
Adım 3 — Müfettiş İfadesi
SGK denetim memuru çağrısına uyulmalı ve ifade verilmelidir. Bu aşamada tek bir kural geçerlidir: Olayı olduğu gibi anlatın; “ben hatalıydım”, “dikkatsizlik yaptım” gibi ifadelerden kaçının. Somut tespitlere odaklanın — “baret zimmet defterinde imzamı göremiyorsunuz”, “güvenlik eğitimi hakkında yazılı belge almadım”, “makine bakım defteri tutulmuyordu” gibi olgusal bilgiler kusur raporunu doğrudan etkiler. Müfettişe yorum bırakın, siz yalnızca yaşananları aktarın.
Adım 4 — Raporu Bekleyin ve İnceleyin
Müfettiş incelemesi genellikle 2–3 ay sürer. Rapor hazır olduğunda tebliğ tarihi not edilmelidir; SGK kararına itiraz hakkının kullanılması için tebliğin ardından vakit geçirilmemelidir. Bu süre içinde rapora itiraz edilmezse söz konusu kusur dağılımı idari düzeyde kesinleşir; mahkemede farklı bilirkişi atanarak hâlâ değiştirilebilir.
Adım 5 — İtiraz Değerlendirmesi
Raporun tebliğinden sonra vakit geçirilmeden SGK il müdürlüğüne yazılı itiraz dilekçesi verilebilir. Dilekçede itiraz edilen kusur oran ve gerekçesi açıkça belirtilmeli; fotoğraf, tanık beyanı veya zimmet defteri gibi yeni deliller eklenerek somutlaştırılmalıdır. SGK itirazı inceleyerek yeni bir denetim memuru atayabilir ya da redde karar verebilir. Ret durumunda tazminat davası yolu açık kalmaya devam eder.
Adım 6 — Tazminat Davası
SGK raporu tatmin edici değilse veya işveren ödemeyi reddediyorsa iş kazası tazminat davası açılır. İş mahkemesi kendi bilirkişi heyetini atayarak yeniden inceleme yaptırır; SGK raporundaki kusur dağılımı mahkemeyi bağlamaz. Mahkeme bilirkişisi tamamen farklı bir oran belirleyebilir.
İşverenin Kusur Sorumluluğu ve Gözetme Borcu
İşverenin iş kazasındaki hukuki sorumluluğu iki temele dayanır. Kusur sorumluluğu: İşverenin iş güvenliği mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde ortaya çıkar. Kusursuz sorumluluk: İşçinin sigortasız çalıştırılması ya da bildirimin yapılmaması durumunda işverenin kusuru aranmaksızın sorumluluk doğar (5510/23). İşverenin sorumluluğu üç unsuru aynı anda gerektirir: kusur, zarar ve nedensellik bağı. Ancak uygulamada tüm güvenlik önlemlerini alan, risk değerlendirmesi yapan, ekipman temin eden ve denetimi sağlayan işverenin tamamen kusursuz kabul edilmesi mümkündür; bu durum istisnaidir.
İlliyet Bağı ve Nedensellik
Tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için işverenin kusurlu eylemi ile meydana gelen zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunması zorunludur. Nedensellik bağı üç hâlde kesilebilir: mücbir sebep (deprem, sel, savaş gibi öngörülemeyen olaylar), zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin kusuru. Kaza yalnızca işçinin kendi ağır kusurlu eylemiyle meydana gelmişse nedensellik bağı kesilir ve işverenin sorumluluğuna gidilemez. Uygulamada bu tam kesinti son derece nadir görülür; çünkü bilirkişi ekipman, denetim ve eğitim eksikliklerini araştırarak işveren kusuru bulmaya yatkındır. Taksir kavramı bu nedensellik analizinin temel unsurudur.
İşçinin Ağır Kusuru Hâlinde Ne Olur?
İşçinin kusur oranı %60 ve üzerine çıktığında “ağır kusur” söz konusu olur. Bu durumda tazminat işveren kusur oranı kadar indirilir; kalan kısım işçi tarafından karşılanmış sayılır. İşverenin sorumluluğu sıfırlanmaz; nedensellik bağı kesilmediği sürece işveren kendi kusur payı oranında her zaman tazminat ödemekle yükümlüdür. Öte yandan işçinin ağır kusuru iş sözleşmesini doğrudan etkiler: 4857 sayılı Kanun’un 25/II-ı maddesi uyarınca iş güvenliği kurallarını ısrarla ihlal eden işçinin sözleşmesi işveren tarafından haklı nedenle derhal feshedilebilir; bu durumda işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamaz.
- İşçi %0 kusur — Tam tazminat, iş akdine etki yok
- İşçi %30 kusur — %70 tazminat, iş akdine etki yok
- İşçi %60+ ağır kusur — Tazminat işveren payı kadar, haklı fesih mümkün (4857/25-II)
- İşçi %100 kusur — Tazminat nedensellik koşuluna göre, haklı fesih + kıdem yok
İşçinin Kusuru SGK Ödemelerini Etkiler mi?
Evet — ve bu konu çoğu işçi tarafından bilinmez. 5510 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca ağır kusuru nedeniyle iş kazasına uğrayan sigortalıya SGK tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik geliri kusur oranının 1/3’üne kadar indirilebilir. Örneğin bilirkişi raporunda işçi %60 kusurlu bulunduysa, SGK bu kusur oranının üçte birini — yani %20’yi — gelirden kesebilir. Geçici iş göremezlik ödeneği ise bu indirime tabi değildir; tam ödenir. Ceza sorumluluğu olmayanlar (akıl hastaları, küçükler vb.) bu indirimden muaftır. Bu hükmün uygulanması zorunlu değil, SGK’nın takdir yetkisine bırakılmıştır.
Sigortasız İşçi ve Kusursuz Sorumluluk
5510 sayılı Kanun’un 23. maddesi uyarınca işveren, sigortasız çalıştırdığı işçinin iş kazası geçirmesi durumunda olayın oluşumunda kusuru olup olmadığına bakılmaksızın SGK’ya karşı tam sorumludur. İşçi tamamen kendi dikkatsizliğiyle kazaya uğramış olsa bile bu sorumluluk kalkmaz. SGK yapacağı tüm ödemelerin peşin sermaye değerini işverenden rücu yoluyla geri ister. Bu durum kusursuz sorumluluk ilkesinin en somut görünümüdür ve işverenin “işçinin kusuruydu” savunmasını hükümsüz kılar. Ayrıca işçinin tazminat davası açma hakkı da saklıdır.
Kaçınılmaz Hallerde Kusur Dağılımı
Her iş kazasında bir tarafın mutlaka kusurlu olması gerekmez. Teknik imkânsızlık veya mücbir sebep nedeniyle kazanın önlenmesinin fiilen mümkün olmadığı durumlarda bilirkişi “kaçınılmaz” oran tespit edebilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre kaçınılmazlık payı işçi ile işveren arasında eşit dağıtılmamalı; bu oran tamamen işçi lehine değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay 21. HD, E. 2019/5246, K. 2020/975 sayılı kararında kaçınılmazlık oranının bulunduğu hallerde işverenin %60, işçinin %40 kusurlu kabul edilmesini hakkaniyet ilkesiyle bağdaştırmıştır.
Yargıtay içtihadına göre: %40 kaçınılmaz kısım işçiye ek olarak yüklenmemeli, işveren sorumluluğu artırılmalıdır. Kaçınılmazlık payının taraflara eşit dağıtılması hakkaniyete aykırı kabul edilmektedir.
İşçinin Dikkatsizliği Yargıtay Kararları
Yargıtay, iş kazalarında işçinin dikkatsizliğini asla tek başına yeterli sorumluluk sebebi saymamıştır. Aşağıda doğrulanmış Yargıtay kararları yer almaktadır.
Yargıtay 10. HD — E. 2019/2991, K. 2020/3847 (Silindir Altında Kalma)
Olay: Asfalt çalışmasında tırmıkçı olarak görev yapan işçi, mola sonrası silindire arkası dönük hâlde telefonla konuşurken geri giden iş makinesinin altında kalarak vefat etmiştir. SGK müfettiş raporu ile mahkeme bilirkişi raporları arasında işçinin kusur oranı bakımından çelişki bulunduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay kararı: Mahkemece alınan kusur raporlarının maddi oluşa ve olayın özelliklerine uygun tespit edilmediği saptanmış; iş kazasının gerçekleştiği alanda uzman A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınması amacıyla karar bozulmuştur. Yargıtay’ın bu kararı belirli bir kusur dağılımını onaylamayıp aksine kusur tespitini hatalı bularak yeniden incelettirdiğini göstermektedir.
Yargıtay 10. HD — E. 2017/3275, K. 2019/5859 (Rücu Davası — Kusur Standartları)
Yargıtay bu kararında kusur tespitinin standartlarını belirlemiştir: İş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınan önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığı birlikte değerlendirilerek kusur oran ve aidiyetleri gerekçesiyle ortaya konulmalıdır. Ayrıca aynı olaya ilişkin kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa bilirkişi bu raporlarla çelişmeyecek şekilde sonuca varmalıdır.
Yargıtay HGK — E. 2015/21-983, K. 2019/252 (Kaçınılmazlık)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kazanın %60 kaçınılmazlık faktöründen kaynaklandığı bir dosyada işverenin %40 kusuru olduğunu kabul ederek şu ilkeyi benimsemiştir: Kaçınılmazlık payı işçi ile işveren arasında eşit paylaştırılmamalı; bu pay işçi lehine değerlendirilerek hesaplama yapılmalıdır. Bilirkişilerin kaçınılmazlık oranını taraflara eşit yükleyen tespitleri bu nedenle bozulmaktadır.
İş Kazası Kusur Oranı Hesaplama
İş kazası kusur oranı hesaplama, sabit bir matematiksel formülle değil, bilirkişi heyetinin mevzuat ihlallerini değerlendirerek oluşturduğu kanaatle yapılır. Aynı olayda dahi farklı bilirkişi heyetleri birbirinden farklı oranlara ulaşabilir; bu yüzden itiraz ve yeniden inceleme hakkı sonucu doğrudan değiştirebilir.
Bilirkişinin oran belirlerken dikkat ettiği temel unsurlar:
- İhlalin niteliği: esaslı bir güvenlik önleminin (koruyucu ekipman, bariyer, eğitim) hiç alınmamış olması, eksik veya standart dışı bir uygulamadan daha ağır kusur doğurur.
- Nedensellik gücü: ihlal ile zarar arasındaki bağın doğrudanlığı — ihlal olmasaydı kaza önlenebilir miydi sorusu.
- İşçinin talimatlara uyumu: verilen ekipmanı kullanıp kullanmadığı, açık talimata aykırı hareket edip etmediği.
- Emsal içtihat: benzer olaylarda Yargıtay’ın onayladığı oran aralıkları, aşağıdaki dağılım örneklerinde görülebilir.
Bu unsurlar birlikte değerlendirilir; tek bir unsurun varlığı veya yokluğu otomatik olarak belirli bir yüzdeye karşılık gelmez.
Kusur Oranları ve Dağılım Örnekleri
Aşağıdaki liste, farklı kaza senaryolarında bilirkişi heyetlerinin genel eğilimini yansıtmaktadır. Her dosya kendine özgü olmakla birlikte bu oranlar uygulamada sıkça görülen sonuçları göstermektedir.
- Emniyet kemeri verilmemiş — yüksekten düşme: İşveren %100, İşçi %0
- Makineye el kaptırma — talimat dışı müdahale: İşveren %70, İşçi %30
- Alkollü hâlde vinç kullanma: İşveren %30, İşçi %70
- Sigortasız işçi — her türlü kaza: İşveren %100 (kusursuz sorumluluk), İşçi %0
- Vinç halatı kopması — periyodik kontrol yok: İşveren %90, İşçi %10
- Elektrik çarpması — topraklama eksik: İşveren %80, İşçi %20
Kusur Oranının Tazminata Etkisi
Formül: Alınacak Tazminat = (Toplam Zarar × İşveren Kusur Oranı) − SGK Ödemeleri
SGK tarafından işçiye bağlanan gelirin peşin sermaye değeri tazminattan düşülür; çifte ödemeyi önlemek amacıyla bu mahsup zorunludur. Maddi tazminat aktüeryal hesaplama yöntemiyle belirlenir: işçinin yaşı, kalan çalışma süresi, ücreti ve maluliyet oranı formüle girer. Manevi tazminat ise hâkimin takdirindedir; kazanın ağırlığı, kalıcı etki ve tarafların ekonomik durumu gözetilerek hükmedilir.
📊 Örnek HesaplamaDurum: Toplam zarar 1.500.000 TL | İşveren %75 kusurlu | SGK peşin sermaye değeri 200.000 TL
1.500.000 × 0,75 = 1.125.000 TL
1.125.000 − 200.000 = 925.000 TL maddi tazminat
+ Manevi tazminat (hâkim takdirinde)
Üçüncü Kişinin Sorumluluğu ve Müteselsil Sorumluluk
Bir iş kazasında işçi ve işveren dışında üçüncü kişiler de kusurlu olabilir. Alt işveren (taşeron), makine kiralayan firma, bakım servisi, inşaat mühendisi veya başka bir operatör bu kapsamda değerlendirilebilir. Türk Borçlar Kanunu’nun müteselsil sorumluluk hükümleri gereği işçi tazminatın tamamını kusurlu tarafların herhangi birinden talep edebilir. Ödeme yapan taraf, diğerinin kusur payı kadarını rücu yoluyla geri isteyebilir. İş kazası avukatı desteğiyle tüm sorumlular birlikte dava edilebilir.
Bilirkişi: Asıl işveren %30 (denetim eksikliği) — Taşeron %50 (standart dışı iskele) — Kiralayan firma %20 (bakımsız ekipman).
Mustafa tazminatın tamamını üç taraftan herhangi birinden talep edebilir.
Ceza Davası ile Tazminat Davası İlişkisi
İş kazasında iki paralel süreç yürütülebilir. Ceza davası taksirle yaralama veya taksirle ölüme sebebiyet verme suçlamasıyla asliye ceza mahkemesinde görülür; bu mahkemenin bilirkişisi “asli/tali kusur” belirler. Tazminat davası ise iş mahkemesinde açılır ve bilirkişisi yüzdelik oran verir. TBK’nın 74. maddesi uyarınca ceza hâkiminin kusur değerlendirmesi hukuk hâkimini bağlamaz; ancak ceza mahkemesince saptanan maddi olgular (kazanın oluş biçimi, işverenin fiili ihlalleri) hukuk mahkemesini bağlar. Ceza davasında işverenin “bilinçli taksir”le (TCK m. 22/3) mahkûm edilmesi, iş mahkemesinde ağır kusur tespitini güçlendirir ve manevi tazminatı doğrudan artırır.
İş Kazasında Tazminat Zamanaşımı
Tazminat davasını açmak için yasal süreyi kaçırmamak gerekir. TBK’nın 146. maddesi genel zamanaşımı süresini 10 yıl olarak belirlemiştir; bu süre kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Kusur Raporuna İtiraz Nasıl Yapılır?
SGK tahkikat tutanağındaki kusur dağılımına itiraz hakkınız bulunmaktadır. Bu hakkın kullanılması için tebliğin ardından vakit kaybedilmemelidir; gecikilmesi hak kaybına yol açabilir. İtiraz dilekçesinde TC kimlik numarası, kaza tarihi, itiraz edilen rapor ve itiraz gerekçesi açıkça yazılmalıdır. En güçlü itirazlar somut delile dayananıdır: müfettişin kaza yerinde inceleme yapmadığı, zimmet defterinin kontrol edilmediği ya da tanık ifadelerinin alınmadığı gibi usul eksiklikleri raporun yeniden değerlendirilmesini sağlayabilir.
İtiraz sürecinin adımları şu şekildedir:
- 1. Raporun içeriğini inceleyin — Kusur gerekçeleri isabetli mi?
- 2. Dilekçe hazırlayın — Somut gerekçe ve delillerle destekleyin
- 3. Vakit geçirmeden SGK il müdürlüğüne verin
- 4. SGK inceleme yapar — Yeni denetim memuru atanabilir (1–2 ay)
- 5. Sonuç tebliği — Kabul veya ret
- 6. Ret hâlinde mahkeme yolu — SGK raporu hâlâ bağlayıcı değil
İş Kazasında Sık Yapılan Hatalar
İşçilerin ve yakınlarının yaptığı bazı hatalar kusur oranının yükselmesine ya da hak kaybına yol açmaktadır.
- Kaza yeri fotoğrafı çekilmemesi → Olay anında cep telefonuyla çekin
- Tanık bilgisi not alınmaması → İsim ve telefon hemen kaydedin
- Hastanede “iş kazası” denmemesi → Rapora “iş kazası” yazdırın
- Müfettişe “ben hatalıydım” demek → Sadece olayı anlatın, yorum bırakın
- İşverenin sunduğu kâğıdı imzalamak → Şok hâlindeyken hiçbir belge imzalamayın
- İtiraz hakkını geç kullanmak → Rapor tebliğ edilir edilmez itiraz başvurusu yapın
Sık Sorulan Sorular
İş Kazalarında Tali kusur nedir?
Kazanın ikincil, destekleyici sebebidir; tek başına kazayı açıklamaz ama sonucu ağırlaştırır. Örnek: koruyucu ekipman sağlanmış olsa da periyodik bakım kontrolünün gecikmesi gibi ikincil bir eksiklik.
İş Kazalarında Asli kusur nedir?
Kazanın doğrudan ve birincil sebebidir; o eksiklik olmasaydı kaza büyük olasılıkla gerçekleşmezdi. Örnek: yüksekte çalışan işçiye hiç emniyet kemeri verilmemesi.
Tali kusurlu bulunan işveren ceza alır mı?
Evet. Tali kusur cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Taksirle yaralama veya ölüme sebebiyet suçunda kusurun asli mi tali mi olduğu, cezanın kesilip kesilmeyeceğini değil, miktarını etkiler.
İşveren kendisi iş kazası geçirirse ne olur?
İşveren fiilen çalışıyor ve 4/a ya da 4/b kapsamında sigortalıysa, kendi geçirdiği kaza da iş kazası sayılabilir ve SGK’dan hak talep edebilir. Ancak kendi kusuruna dayanarak kendine karşı tazminat talep edemez; sorumluluk ancak üçüncü kişilerin (ekipman üreticisi, taşeron vb.) kusuru varsa onlara yönelebilir.
Ağır kusur sadece işçi için mi geçerlidir?
Hayır, kavram olarak her iki taraf için de ağır ihmalden söz edilebilir. Ancak 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü “%60 ve üzeri ağır kusur” sınıflandırması ve gelir kesintisi özel olarak işçi içindir; işverenin ağır kusuru ayrı bir kategori olarak adlandırılmaz, doğrudan yüksek kusur oranına ve orantılı tazminat sorumluluğuna yansır.
Kusur oranı belirlenmeden tazminat davası açılabilir mi?
Evet. SGK sürecinin sonuçlanması beklenmek zorunda değildir; iş mahkemesi dava açıldığında kendi bilirkişi heyetini atayarak kusur oranını bağımsız olarak belirler.
İşçi güvenlik eğitimini almamışsa bu otomatik olarak işveren kusuru sayılır mı?
Genellikle evet. Eğitim verme yükümlülüğü 6331 sayılı Kanun’la işverene aittir; eğitim belgesi yoksa bu, kusur raporunda işveren aleyhine güçlü bir bulgu olarak değerlendirilir.
Aynı kazada birden fazla işçi yaralanırsa her biri için ayrı kusur oranı mı belirlenir?
Evet. Her mağdurun kaza anındaki kendi davranışı ayrı ayrı değerlendirilir; bir işçi için yüksek çıkan işveren kusuru, diğer işçi için farklı bir oranla sonuçlanabilir.
Yabancı uyruklu işçinin kusur değerlendirmesi farklı mıdır?
Hayır. Sigortalılık şartları sağlanıyorsa süreç ve kriterler Türk vatandaşı işçiyle aynıdır.
İşveren, kusur raporuna itiraz sürecinde işçiyi işten çıkarabilir mi?
İtiraz süreci ile iş sözleşmesinin feshi birbirinden bağımsızdır. Fesih ancak 4857 sayılı Kanun’daki haklı veya geçerli sebep şartları varsa yapılabilir; salt itiraz hakkının kullanılması fesih gerekçesi olamaz.
Evden veya uzaktan çalışan işçinin kazası aynı kusur sürecine mi tabidir?
Evet, kaza işle ilgili ve iş nedeniyle meydana geldiyse iş kazası tanımı karşılanır; kusur değerlendirmesi aynı kriterlerle yapılır.
Yeni işe başlayan işçinin tecrübesizliği kusur oranını etkiler mi?
Evet. İşverenin yeni işçiye ekstra eğitim ve gözetim sağlama yükümlülüğü olduğu kabul edilir; bu eksiklik bazen işveren kusurunu artırıcı bir unsur olarak değerlendirilir.
Mola sırasında yaşanan kazada kusur nasıl değerlendirilir?
Molalar da genellikle iş sürecinin bir parçası sayılır; kusur değerlendirmesi kazanın gerçek sebebine göre yapılır, molada olmak tek başına kusuru değiştirmez.
Meslek hastalığında kusur değerlendirmesi iş kazasınınkiyle aynı mıdır?
Hayır. Meslek hastalığında değerlendirme tek bir olay anına değil, uzun süreli maruziyete ve alınmayan önlemlere odaklanır; süreç benzer olsa da inceleme kapsamı farklıdır.
İtirazda yalnızca tanık ifadesi yeterli midir?
Genellikle yeterli değildir. Tanık ifadesi, zimmet defteri veya kaza yeri fotoğrafı gibi somut delillerle desteklenirse itirazın başarı şansı artar.
Tanıkların ifadeleri birbiriyle çelişirse ne olur?
Bilirkişi, çelişkili tanık ifadelerini fiziksel delillerle (kamera kaydı, teknik inceleme) birlikte değerlendirir; tek başına çelişki kusur tespitini engellemez.
İşveren birden fazla ortaksa kusur sorumluluğu nasıl paylaştırılır?
Sorumluluk ortaklar arasında iç ilişkiye göre paylaşılabilir; ancak işçiye karşı tüm ortaklar müteselsilen sorumludur.
Kusur Oranı Raporuna Güvenmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
İş kazası kusur oranı tespiti, maddi tazminat hesabının temel girdisidir. SGK denetim memuru ilk tespiti yapar; ancak mahkeme bilirkişisi nihai oranı belirler ve iki rapor birbirini bağlamaz. İşçinin kusurlu olması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz, yalnızca oransal indirime yol açar; sigortasız çalıştırılan işçilerde ise kusur aranmaksızın işveren tam sorumludur. Bilirkişi heyetine sunulacak delillerin eksiksizliği — eğitim belgesi, zimmet defteri, kaza yeri fotoğrafı, tanık ifadesi — kusur raporunun seyrini doğrudan belirler. SGK tahkikat tutanağında hata saptanırsa vakit geçirilmeden itiraz yoluna başvurulmalıdır.
İş kazası avukatı | Tel: +90 539 375 05 85 | info@seckinavukatlik.com
İlgili Makaleler